3 Mart 2013 Pazar

Güle Güle Baba


Mahalle kültüründe büyüyenler yabancı değildir pek böyle şeylere. Hele ki biraz varoştaysanız. Gerçi mahalle kültürü genelde varoşlara ait bir kültür. Nişantaşı civarlarında görmedim ben hiç böyle bir mahalle kültürü. O taraflarda genelde AVM kültürü vb şeyler oluyor. Peh!

Parklarda esrar, bira, hap vs içen abilerin olduğu dönemlerdi. Gündüzleri parkta pek kimseler olmaz, çocuklar dahil. Birkaç serseri olur, akşamları da parkı o abiler kuşatır, göt ister oradan geçmek hava karardıktan sonra. Hep böyle düşünürler. Aslında oradaki insanların kimseye zararı yok, oturmuş esrarını içiyordur, birasını içiyordur. Sen ona pis bir mahluk gibi bakarsan, götünü keser elbet. Ama efendi gibi geçip gidersen kimse sesini çıkartmaz. Çıkartanlar da var elbet ama birkaç götün yaptığını koskoca kültüre mal edemeyiz.

Mahalle kültürü, her zaman var olması gereken bir kültürdür aslında bizim için. Son dönemlerde bu bitmeye başlasa da…

Köşe başlarında takılan elemanlar, abiler vs…

Bu kültürün soundlarını oluşturan belli başlı adamlar vardır… İşte ne bileyim, Cengiz Kurtoğlu, Atilla Kaya, Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses falan… Büyük adamlardır bunlar o kültürde. Mahalleden bir abi gibi sevilir. Sanki oturup parkta birlikte esrar içiyormuş gibi her akşam. Ki, kısmen birlikte içilir, şarkıları eşlik eder bu adamların…

Bugün bir tanesi geçti gitti bu alemden…

Bir adam düşün, ilkokul mezunu olmasına rağmen, tezlere, araştırmalara konu olsun ve herkes ona “Baba” diyebilsin…

Orhan Baba, Ferdi Baba diyenler de var tabii ama “Baba” kavramı ilk Müslüm Gürses ile doğmuştur. Ben bunu yakinen biliyorum.

Son dönemlerinde her ne kadar “bozdu” denilse de aslında sadece çıtayı yükseltti baba. Parklardan, zamanında kendisinden ve müziğinden tiksinen insanların salonlarına, arabalarına hatta ofislerine aktı gitti. Gitti de, mahalle kültüründen de ayrılmadı. Birlik etti. Benim görüşüm bu…

Nişantaşı civarında yaşayan insan da “Müslüm Baba” dedi, rakı içerken kadeh kaldırıp, Yenibosna civarında yaşayan insan da “Müslüm Baba” dedi, esrarından derin bir nefes daha çekerken sote bir parkta…

“Sen Kürtsün, Müslüm Baba dinleme lan!” diye bir mevzu çıktı mı hiç gözlemlediğiniz? Ya da “sen Nişantaşında oturuyorsun lan ne anlarsın Müslüm Baba dinlemekten?” bir söylem duydunuz mu? İçinizden geçirdiniz mi? Olmamıştır muhtemelen, olmadığına da eminim hatta.

İşte Müslüm baba, kürt, türk, zengin, fakir vs. demeden, hepimizin ortak tek paydasıydı bence.

Kürt, Türk, Alevi, Sunni… Kim dinlemedi ki? Kim “Müslüm Baba” diye iç geçirmedi ki şarkılarını dinlerken… Kim kimi dışlamış ya da Baba çalarken ortamda?

Üç kuşak öncesinin jiletçi nesli, salon çocuğu torunlarına aktardı Müslüm Babayı… Ve herkesin sevgilisi oldu baba. Hiç de kendini bozmadan, olabildiğince mütevazılığı ile…

Kültürler arası köprüydü baba…

Herkesin gocunmadan, çok içten bir şekilde “Baba” dediği bir adam… Kimin o kadar çocuğu var ki?

Ve böyle bir adam düşünün ki, gittiği restoranlarda vs. mekan sahibinden önce gidip bulaşıkçıya, aşçı yamağına selam versin…

Müslüm baba, hiçbir zaman unutmadı nerden geldiğini.

Bize mirası ise, pek çoğunun kolundaki jilet izleri, şarkıları ve artık yetim oluşumuz…

İyi ki vardın Müslüm Baba…

İyi ki var olacaksın bundan sonra da şarkılarınla…

Sen bu gezegende bedenen olmasan da, biz yine rakı masalarında içerken senin şarkılarınla gözyaşı dökeriz, için rahat olsun…

Milyonlarca evladın var seni yaşatacak.

Ne diyordun hani sen bir şarkında;

“Ne diyeyim sevdiğim her şey gönlünce olsun”

Eyvallah baba,
Eyvallah…

Bir kusurumuz olduysa affet...

Huzur içinde uyu…

Bu da en güzel hatıralarından biridir bize;


Batuhan Dedde


3 yorum:

  1. keşke o hastaneye hiç yatmasaydı.

    YanıtlaSil
  2. Babam ölse bu kadar üzülmem yaa :(

    YanıtlaSil
  3. Ohaa baban olse bu kadar mi üzülmezsn !

    Afedersn ama sen nasıl bi kişiliksin ki acaba ?

    BABA kelimesine hasret onca insan var Allah sizin gibilere göstermeliymş o duyguyu ..

    YanıtlaSil