13 Ocak 2014 Pazartesi

Hadi Eyvallah

Geçenlerde hoş olmayan birkaç şey yaşadım. Yine eskide olduğu gibi olan günler geldi aklıma. Yaşadığım her şey. Geçen yıl, ondan önceki yıl, onlardan önceki yıllar. Yaşadığım ağır ne varsa. Hepsi.

Bu hoş olmayan birkaç şeyi atlatmaya çalıştığım günlerden birinde. Gece çok geç saatlerde bakkala çıktım. Kahve almaya. Hava da ayaz. Çok soğuk ama çok da açık. Pırıl pırıl gökyüzü. Oturdum kaldırıma. Aya baktım. Yıldızlara falan. Bir şeyler düşündüm. Güldüm sonra da. “Neler atlattın lan Sarı” dedim kendime. “Neler neler amına koyim ya.” Bir daha güldüm. Bu sefer halime. Nasıl alışıyor insan değil mi? Ne kadar garip bir canlı. Karmaşık biyolojik yapısına uygun bir de ruhsal durumları var. Onlar da en az biyolojik yapıları kadar karmaşık işte.

Ne kadar kötü şeyler olmuş zamanında şöyle geçmişe bakıyorum da. Hepsi geçti.  Hepsi iz bıraktı ama. Hayatıma giren çıkan herkes. Dostlarım, arkadaşlarım, sevgililerim… Ne kadar çok insan girip çıktı hayatıma. Bu insanlara o kadar çok teşekkür ediyorum ki. Hepsine. Ayırt etmeden. İyi ya da kötü, çok şey öğrendim. Hepsinden hem de. Kimisinden gerçekten vefalı olmayı öğrendim, kimisinden şerefsiz nasıl olunur onu, kimisinden yemek yapmayı öğrendim, kimisinden sevişirken dinlenilebilecek bir müzik. Hepsinden ama hepsinden mutlaka bir şeyler öğrendim. Bunları düşününce, iyi ki diyorum oldular. Hepsi. Dediğim gibi neler yaşanmışsa yaşansın, iyi ki. O zamanlar böyle düşünemiyordum belki ama, şimdi düşünebiliyorum işte.

Hepsi iyi ki oldular hayatımda. Hepsine teşekkür ediyorum. Bütün bu insanlardan. Cemre hariç. Diğerlerinin aksine o benim çok büyük bir pişmanlığım. Hayatımdaki birkaç pişmanlıktan biri demek de doğru olur…

Bu tür izlerin yanında bir de daha somut izler bıraktılar hayatımda, pek çok insan… Dövmelerim mesela. Mesela kolumdaki façalar. Evet. Kendini kesme de olaylara karşı verilen bir tepki biçimidir. Biraz kanlı ve psikopatça olsa da bu da bi tepki verme biçimi. Dövmelerimin her biri mesela, büyük derstir benim için. Anlamdan ziyade ders. Et Tu Brute’ü mesela, hayatımdaki en son kazı atacak kişi bile değil dediğim birinden yediğim kazıktan sonra yaptırdım. Sen de mi Brütüs, diyordu çünkü Sezar da. Bu birinin örneği. Hepsinin bu tür hikayeleri var. Ders almak için. Unutmamak için. Her an hatırlamak için. Beni ayakta tutan şey bu çünkü. Hırs değil bu. Kin ya da nefret de değil. Gerçekten. Bunların hiçbiri değil. Bu izleri bırakan insanların hiçbiri hayatımda artık yok ve bir daha da olmayacaklar. Sadece bu şekilde izleri kalacak. Ben istediğim için.

Neyse.

Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Ben ilk blog yazıları yazmaya başladığım zamanlarda 17-18 yaşında çocuktum. Şimdi 30’a doğru merdiven dayamış bir adamım. Çok uzak zamana gitmeye bile gerek yok. İlk bu tür şebek şebek yazıları insanlar okusun diye yazmaya başladığımda 22 yaşındaydım. Batuhan Dedde olduğumda yani. 27 yaşındayım şimdi. 3 yıl sonra 30.

Vay be…

Ay sonu askere gidiyorum. Zorla götürülüyorum aslında. Askerlik yapmak istemiyorum çünkü. Kimseye zorla hizmet etmek istemiyorum. Beğenmiyorsan gitçiler burada mı? Vatan hainciler peki?
Birileri silah satıp zengin olacak diye, ben kendimi ölüme götürmek istemiyorum. Anlatabiliyor muyum? Mevzunun vatan millet olmadığını bilmeyen yoktur artık herhalde. Yani ben ölemem. Ölmek istemiyorum. Bir silah tüccarının cebine para girecek diye, bu tür bir ticarette zorla tüketici yapılan biri olmak istemiyorum.

Ben çok uzaklarda, ülkenin dışında bir yerlerdeki harika gün batımı manzaralı kumsalda uzanıp yüksek dozda eroinden ölmek istiyorum. Böyle bir ölüm planım var. O gün o kumsalda dinleyeceğim şarkılar bile hazır…


Ama zorla götürüyorlar işte. Bu ay sonu. 27’sinde gidip sülüsümü alıcam. Nereye çıkacak, nasıl olacak bilmiyorum. Göreceğiz. Yaşayıp.

Neyse.

12 ay yokum ben işte. Bu sırada Rasyonel Şizofreni ve Mesihler Yalnızca Kutsal Masallarda Olur isimli romanım çıkacak…

Roman Mart ayında raflarda.

Selametle…

Kendinize iyi bakın, hoşça kalın, beni unutmayın.

Hadi eyvallah...

Batuhan Dedde

Bu da gitmeden önceki son bölüm sonu canavarı



1 yorum:

  1. Dedde bu yazıyı şu an okuduğunda özellikle askerlik ile ilgili olan bölümdeki düşüncelerinde bir değişme var Mı?

    YanıtlaSil