17 Mayıs 2014 Cumartesi

Yat İçtiması ve Kadınlar

Merhaba


Neresinden başlamalı bilmiyorum. Önce gündeme dair olsun en iyisi. Aslında düşünüyorum da gündeme dair zaten herkes bir şeyler söylüyor ve söylenen her şey boş. Kimse kocasını kaybetmiş kadının acısını anlayamaz ya da babasını kaybeden çocukların. Bunlar empati ile olacak şeyler değil çünkü. %10 bile anlayamazsın... 

O yüzden herkesin başı sağolsun demek en sadesi... Ve o insanlara iyilik yapmak istiyorsanız katillerini unutmayın yeter... Çocuklarınıza anlatın. Tanıdığınız herkese anlatın... Bu bence daha doğru olanı. Sonuçta nereye öfke kusarsan kus katil olan bunu umursamaz. 

neyse...

Askerim. Bunu hepiniz biliyorsunuz. Bu zamana kadar kaçmıştım. Daha evvel de söylediğim gibi daha büyük bir hayalimi gerçekleştirmek için daha küçük olanı kurban ettim. 

Bu zamana kadar kaçtığım için pişman oldum. Askerlik bir insana gerçekten çok şey katıyormuş. Babam bana "Askere git. Çok şey katar sana" dediğinde "Ben 27 yaşındayım. Bu saatten sonra bana ne katacakmış" diye düşündüm.  Babam haklı çıktı. Çok zaman olmadı daha buraya geleli ama çok şey öğrendim. Hatta şaşıracaksınız ama iyi ki geldim diyorum. 3. gün sanki tezkere almama çok az kalmış gibiydi. Bunda belki senelerdir ailemden ırak, tek başıma yaşamamın etkisi de vardır ama. Buraya gelmekten mutluluk duydum. Bu tür şeyler hissedeceğimi bilsem daha önce gelirdim...

Hayat görüşüm değişti diyebiliriz. Itlik serserilik yine duruyor merak yok... Sadece ne bileyim işte. Bu zamana kadar ne çok basit üzmüşüm kendimi... 

Döndüğüm zaman hayatın altından sandalyeyi çekip uçma zamanı. Geldiğim de ilk işim sivil hayata, sinema üzerine yoğunlaşmak. 5 sene içinde filmlerimi izleyeceksiniz. Senaryosunda ve yönetmen koltuğunda adımın olduğu. Neden olmasın? Daha zekin adamlar değil elbette olanlar. Hatta daha aptalları bile mevcut...

neyse

Bu akşam neden böyle oldu bilmiyorum ama ilk kez keşke evimde, mahallemde falan olsaydım diye iç çektim. Üzüldüm hatta. Yaz başlarken ve biterken harikulade mevsimsel bunalımlar yaşayan biri olarak biraz normal biraz tedirgin karşılamak bu durumu... Tedirgin çünkü bunalımla askerlik çekilmez oluyor.

umarım öyledir bu da.

Romanım çıktı. Okuyanların tepkilerini çok merak ediyorum. Bu benim ilk romanım. Güzel olduğunu hatta süper olduğunun düşünüyordum ama gün geçtikçe acaba? oluyorum...

şu anda radyodan Cengiz Kurtoğlu çalıyor.  Birçok şeyi özlüyorum. Her şey çok güzel olacak geldiğim de. Sabrımın sırrı bu düşünce belki de... 

ve biliyor musunuz, evlenicem. Döndüğümde. Kimle nasıl olacak bilmiyorum. Bir kadına aşık olmayı isterdim. Hazır bahar gelmiş, gönül yayları sivrilmiş girecek yer arıyor falan... 2 yıl oldu. Hislerimi bir belediye otobüsünde yan kesiciye farkında olmadan kaptırdım gibi. Evet. Tam olarak bu. Hatta bayram çocuklarına harçlık verir gibi verdim kadınlara. Mahallenin en efendi çocuğuna verdiğim de oldu, orospu çocuğu arsız yüzsüz piçlere de... Hepsine iyi ki diyorum. Biri hariç. O birinin kim olduğunu pek çok kişi biliyor. Herkes iyi ki oldu çünkü beni ben yaptılar. Karakterimin yoğrulmasında çok faydaları dokundu. O biri ise bok bulaştırdı resmen. (Tuğba falan değil.) 

ve size bir itiraf. Roman var ya. Güya benim son kitabımdı. Planım hazırdı. Hayatıma askerde son verecektim. Bunun için en uygun yer askerlikti. Ama inanın buraya geldiğimden beri ne kadar da gerizekalıca düşünüyorummuş diyorum. Askerlik görevinin ne denli bir değişiklik yaptığını bende az.çok anlayın diye söyledim...

Şimdi size artık olmayan kadınların benim beynime ve hayatıma kazıdığı izlerden bahsetmek istiyorum. İstiyorum çünkü bir şeyler yazasım var.... 

* Biri bana ağzından kaçırmış ve lan demiş ve çok utanmıştı. Çok sevimliydi o utandığı an. 

* Biri beni ilk kez öptü. Kış aylarındaydık. Öpüşürken sümüğüm akmıştı.

* Güzel bir kadınla ilk kez sevişen her çirkin adam gibi ben de hayatım boyunca onunla sevişirim sandım ama sabah uyandığımızda elimi bile tutmadı.

* bir kadına yazık ettim. Ben gidiyorum bile demeden çıktım hayatından. Haberi yoktu. Kapıyı çaldığında öğrendi. Neden yaptım bilmiyorum. Hâlâ...

* sonra bir leke ile tanıştım. O zamanlar hayatımdaki bir kadın olarak sıfatlandırıyordum. Bilemezdim aslında hayatımdaki bir leke olduğunu çünkü kartlar kapalıydı. Ağır yaralı kalkmıştım kumar masasından. 

* Bir gün bir kadına daha yazık ettim. Neden yaptım onu da bilmiyorum. İlkinde olduğu gibi değildi. Bu kez tecrübeliydim. Her gün azar azar öldürdüm onu. Gittiğimi göstere göstere. Sonra gittim. Çok zaman sonra kendime geldiğimde beni affetmesini istemedim ama Özür diledim. Kabul etmeyenler adında bir kulübe üye olmuştu. 

* bir kadına daha gittim. Bayram yeri gibi bir kadın. Elimdeki bütün çaputları saçlarına bağladım. Onu dileyerek. Öyle kötü düştüm ki saçlarından. Vücudum değil ama hayatım kırıldı. Sonra düşündüm. Yazık ettiğim kadınların ardından gelen kadınlar da bana göre bana yazık etmişlerdi. İlahi adalet muhakkak var, diye fısıldadım o gece kendime. 

* Bir kadın için büyük ve ciddi bir fobimi yenip bir haftaya yakın hastanede kaldım. Bir erkek için bu ne demektir en iyi bir erkek anlar. Daha iyi ise kalbi kırık bir erkek anlar... 

* Biri içinde okuldan Istanbul'a doğumgünü kutlamak amacıyla gelmek için yeterli ödenek oluşsun diye faturayı yatırmadım. Şubat ayıydı. Kütahya'da -16 derece hava vardı. Buz gibi suyla çığlıklar atarak duş almış, 37 derece ateşle Haydarpaşa garına ayak basar basmaz bayılmış ve yarım saat de olsa kutlama yapmıştım.

Bunlar gibi bir sürü şey daha var. Peki ne geçti elime? Uyuşturucudan tükenmiş, üzüntüden hurdaya dönmüş bir hayat ve alabildiğine çirkin bir adam. Eskiden en azından sempatiklik vardı. Ciddiyim. Şimdi korkunç. "Sin çirkin digilsin yi" derseniz inanmam. İnsan en iyi kendini bilir. Kaldı ki inanılmaz mutluyum ben çirkin olmaktan. Sadece en azından sempatik bir adam olarak kalmak isterdim. Anlamıyorsunuz. Sempatiksin diyorsanız hâlâ... Size göre sempatik olan ben değilim. Batuhan Dedde. Ben İsmail'den bahsediyorum. Kendimden. 

neyse.

ben artık yazıyı bitireyim. Yazım hataları vb şeyler için kusura bakmayın. Telefondan zor oluyor. Parmaklarim koptu amk. Bunaldı. Bu gece. Rahatlamak istedim sadece.

Ayrıca Microsoft'a android için yaptığı office programı için milyon teşekkür...

Batuhan Dedde

Bu da bölüm sonu canavarı olsun:

Gökhan Türkmen - kurşuni renkler (joy Türk) (yutup yok amk copy paste yapın) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder